DİL

Tohumlar yeşerdi susuz nifak'tan
Nifak kopardı yaprağı ağaçtan.

ip sarkar göz kervanından yere
Yer göl oldu, aktı gitti nehre.

Dil kemiksizdir asla bilmez naz.
Naz bilmeyene duymaz gönül haz.

Öyle hüsran ki kurtarmaz kulaç
Kul aç, yer teneke boyunca zaç.

Güneş yüzü, yaşantıda zahi
Zahi bedevidir aslı olmaz sahi.

Dil oldu yılan, kalmadı tatlı söz.
Söz deliğinden, yılan kırpar göz.

Ay ancak düşüncesinde kara
Kara'da boğulur, -yalandan nara.

Hak'tan kelamına etmez mesai
Mesai etmeyene zaman mesavi

Dil edebtir, elbet güzeli anar
Anar lakin, edebten etme nazar.

Faniulvav (esat güney)